|
Gemiler Adası :
Ölüdeniz ya da Gemiler Koyu'ndan teknelerle ulaşılan ada üzerinde M.S.
5-11. yy.lar arası yapılmış Bizans dönemine ait kilise, şapel sivil yapı
kalıntıları bulunmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden
biri olması nedeni ile önem taşımaktadır. St. Nicolas olarak da bilinen
ada, Mavi Tur teknelerinin uğrak yeridir.
Leton :
Fethiye`ye 55 km. uzaklıkta, Likya Federe Birliğinin dinsel
merkezidir. Tanrıça Leto, Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon'a adanmış 3
tapınağı ile ünlüdür. Arkeoloji kazıları 1962 yılından bu yana
sürdürülen Letoon`da bölgenin erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin
kiliseleri de ortaya çıkartılmıştır.
Tlos :
Fethiye'ye 45 km. uzaklıktadır. Likya Federe Birliğinin 6 büyük
kentinden biri ve birliğin spor merkezidir. Uçan kanatlı atı Pegasus ile
ünlenen Mitolojik kahraman Bellaforonte'nin yaşadığı kent olarak
bilinir. Likya bölgesindeki en eski kent olduğu ve kuruluşunun İ.Ö.
2000'lerden önceye dayandığı arkeoloji kazıları ile tespit edilmiştir.
Kent akropolünün doğal kayası üzerinde oluşturulan mezarlığı, Likya'nın
en güzel ev tipi mezarları ile süslenmiştir. Nekropoldeki İ.Ö. yy.a
tarihlenen kral tipi mezarın ise Bellaforonte'ye adandığı bilinir.
Pınara :
Akdağ'ın eteklerinde Fethiye'ye 55 km uzaklıktadır. Likya'nın en
büyük kentlerinden biridir. Bölgedeki ilk güzellik yarışmasının
yapıldığı kent olarak bilinir ve tanrıça Afrodit`e adanan ilginç mimari
özellikteki tapınağı ile önem kazanmıştır. Yüzlerce güvercin yuvası
biçiminde hazırlanmış halk tipi mezarları Nekropolis'ini benzersiz
kılar.
Cadıanda :
Fethiye`den 25 km. uzaklıktaki Üzümlü sınırlarındadır. Likya
Federe Birliğine en son katılan kent olarak bilinir. İlginç fizik yapısı
içinde kurulan kent doğal nedenlerle oldukça yıpranmıştır. Fethiye
Müzesince gerçekleştirilen kazılar sonrası ortaya çıkan Tiyatrosu,
Agorası, Stadyum-Hamam kompleksi ve anıt mezarları ile son yıllarda
bölgenin ilgi odağı haline gelmişti.
Kayaköy :
Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen ve depremler sonucu birkaç ev
tipi mezarı dışında bütünüyle yok olan antik Karmillassos'un üzerinde
14. yy. dan başlayarak kurulmuş bir Rum yerleşimidir. Eski adı
Levissi'dir Yaşamı boyunca çevresindeki beş Türk köyünün halkı ile
bütünleşen ve dostluk, kardeşlik, barış kavramları üzerinde insanlık
dersleri veren Kaya köy bölgemizin gurur kaynaklarından biridir. 1922
yılında Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir "nüfus
değişimi" anlaşması uyarınca, Kaya köyün Rum ahalisi ile Batı Trakya`da
yaşayan Türk ahali karşılıklı olarak yer değiştirmiştir.
Telmessos Antik
Tiyatrosu : Antik kaynaklar Telmessos`da büyük bir tiyatronun
olduğundan bahsetmekteydi. 1993 yılında Fethiye Müze Müdürlüğü
başkanlığında yapılan sondaj kazılarında erozyonla dolmuş olan 3-4
metrelik toprak tabakası altında tiyatronun oturma sıraları bulunmuştur.
1995 yılına kadar sürdürülen çalışmalar sonucu tiyatrodan kalabilen tüm
kalıntılar bugün gün ışığına çıkartılmıştır. Erken Roma döneminde inşa
edilen, M.S. 2.yüzyılda onarım geçiren tiyatronun 5000 kişi kapasiteli
olduğu ve Bizans döneminde arena olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Şimdiki haliyle 1500 kişinin kullanımına cevap veren Telmessos
Tiyatrosu`nun onarımı için röleve projesi tamamlanmıştır.
Kaya mezerları :
Şehir içinde Likya döneminden kalma M.Ö. 4.yy. eserleri
dikkati çeker. Bunlar, şehrin simgesi haline gelen doğal kayaya oyulmuş
mezarlardır. Çok sayıda düzgün basamaklarla mezarların en güzel ve en
görkemlisi olan Amintas'a ulaşılır. Bu mezar aşağıdaki düzlükten de
kolaylıkla görülür ve yaklaştıkça, büyüklüğü karşısında duyulan
hayranlık artar. Soldaki sütunun orta kısmında, M.Ö. 4. yy. alfabesi ile
"herpamiasoğlu amintas" yazılıdır. Bu kişinin kimliği tam olarak
bilinmemektedir. İlçede görülmeye değer pek çok lahit mezar
bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Likya dönemine ait olanıdır. Deniz
içerisinde yükselen mezarın ilginç bir görünümü vardır. İki katlı ön
yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli
bir kapağı bulunmaktadır. Kapağın her iki yanı savaşları resmeden
fresklerle bezenmiş olup, bunların kişinin yaşamı ile ilgili olduğu
sanılmaktadır.
Cezayirli Camii :
Cami, 1791 yılında Cezayirli Hasan Paşa tarafından
yapılmıştır. Hasan Paşa ayrıca Kemer Köprüsü, Yayla yolundaki Paşa Hanı,
Yaka köyündeki su kemerleri gibi birçok yapıtı Fethiye`ye
kazandırmıştır.
Ölüdeniz :
Tanrının Dünyaya Bağışladığı Cennet" olarak nitelendirilen
Ölüdeniz, 3 km’lik bir kumsala sahip bulunmaktadır. Ölüdeniz'de, açık ve
koyu mavinin, açık ve koyu yeşil ile iç içe girdiği bir renk armonisi
içinde yüzmenin doyumsuz mutluluğu tadılabilir. Yılın on ayı ılık ve
durgun suyu ile doğal lagün görünümündeki Ölüdeniz; yerli ve yabancı
turistler tarafından en çok tercih edilen yerlerden birisidir.
Fethiye’ye 14 km. uzaklıktaki Ölüdeniz ile Belcekız Plajı'nı, Kumburnu
birbirinden ayırır. Belcekız'daki çok sayıda pansiyon, kamp, motel ve
lokanta yılın her mevsimi hizmete açık bulunmaktadır. Çam ağaçları ile
kaplı tertemiz kumsalı ve berrak denizi ile Kıdrak buraya 3 km.
uzaklıktadır.
Katrancı koyu :
Fethiye’ye 17 km. uzaklıkta Muğla – Fethiye karayolu
üzerindedir. Denize kadar uzanan sık çam ağaçları ile kaplı koy, mavi ve
yeşilin en güzel uyumunu sergiler. Koyda orman içi dinlenme alanı olup,
duş, WC, kabin, içme suyu, büfe, kameriye, otopark gibi hizmetler
mevcuttur. İdeal bir çadırlı kamping ve mesire yeridir.
Kelebekler Vadisi
: Ölüdeniz’den 5-7 km. uzaklıkta, etrafı ortalama 350 m.
yükseklikte dağlarla çevrili bu ilginç kanyon, adını Temmuz-Eylül ayları
arasında görülen "Jarsey Tiger" adlı kelebeklerden almıştır. Yaz kış
akan küçük şelale, geniş kumsal, tertemiz deniz, pırıl pırıl çakıl
taşları ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile küçük bir yeryüzü
cenneti olan koya ulaşım, Ölüdeniz’den teknelerle sağlanmaktadır. Dünya
gezginlerinin buluşma yeri olan vadide çadırlı kamp alanı, restoran,
bar, ruf, duş, kabin vb. olanaklar sunulmaktadır.
Saklıkent :
Fethiye’ye 50 km. mesafede, Muğla – Antalya il sınırını teşkil
eden Karaçay Deresi kenarında, uzunluğu 18 km., yüksekliği yer yer 600
M’yi bulan muhteşem bir kanyon içine gizlenmiş eşsiz bir doğa
harikasıdır. Dimdik sarp kayalıkları, çınar ağaçları, pırıl pırıl akan
coşkulu kaynak suları ile doğa tutkunları için dağcılık, yürüyüş, yüzme
olanakları sunan eşsiz bir turizm merkezidir.
Yakapark :
İnsan emeği ve yaratıcılığı ile doğanın engin zenginliğinin
birlikte oluşturduğu, su sesi ve kuş sesinin gizeminde unutulmaz anların
yaşanacağı bu eşsiz dinlenme yerine Yaka köyünden 2 km'lik bir yolla
ulaşmak mümkündür.
Küçük Kargı :
Fethiye’ye 18 km. uzaklıkta, Muğla karayolu üzerinde bulunan
koy dünyada eşine az rastlanan, güzel kokulu ve sık "günlük ağaçları"
ile bezenmiştir. Pek çok hastalığın (kaşıntı, astım, bronşit, ülser ve
mide rahatsızlıkları) tedavisinde ve parfümeri sanayiinde kullanılan
sığla yağı, günlük ağacın salgısıdır.
Çalış :
Kent merkezine 5 km. mesafede, Şövalye Adas karşısındadır. 4 km’lik
kumsal boyunca oteller, pansiyonlar, kampingler ve lokantalar
bulunmaktadır. Yeryüzünde gün batımının en güzel izlendiği yerlerden
biri olarak nitelendirilen Çalış Plajı, su sporlarına elverişli
denizinin yanında, “Caretta caretta” adıyla bilinen deniz kaplumbağası
türünün kuluçka alanlarından biri olması dolayısı ile de ilçe turizminin
en gözde yerlerinden biridir.
|