0 252 645 2 645

0 533 306 3222 (online)

Göcek Tarihi

Göcek, geçmişte Likya uygarlığının gelişmiş iki kenti olan Telmesos (Fethiye) ve Kaunos (Dalyan) arasında kalmış bir Likya yerleşimidir. Ne yazık ki birçok nedenden ötürü antik Kalimçe`den bugüne çok az yapı kalmıştır. Ana yerleşim alanı da net olarak tespit edilemediği için, herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştır. Ana kaynak olan antik dönem yazarlarının da eserlerinde varlığı ve hikâyesi hakkında yeterli bilgi vermemesi yerleşimin geçmişinin sır olarak kalmasına sebep olmaktadır. Ancak koylarda ve Fethiye yolu üzerinde rastlanan kaya mezarları, anıt mezar ve hamam görülebilir. Ayrıca Tersane Adası`nda antik ve yakın dönemden kalma kalıntılar bulunmaktadır. Bölgenin coğrafi yapısı dikkate alındığında mitolojide yer alan Daidalos ve Ikarus efsanelerinin de Göcek`te geçtiği düşünülebilir. Göcek`ten tekne turları ile ulaşılan Kapıdağ yarımadası üzerinde ise Krya, Lisai ve İydai antik kentleri bulunmaktadır. Ulaşım zorluğu nedeni ile bu antik yerleşimlerde de kazı yapılamamıştır. Ancak bu yerleşimlerden günümüze görülebilir kalıntılar ulaşmıştır.

Göcek Adı Nereden Geliyor

Göcek adının dört olaydan ortaya çıkabileceği varsayılmaktadır. Birinci varsayım köçekliktir. Eskiden yörede yapılan düğün ve eğlencelerde bölgeye köçek getirilirmiş. Bilindiği üzere, kadın giysileri giyerek çalgı önünde oynayan erkeklere köçek denir. Rodos`tan getirildiği söylenen bu köçekler, yöre çalgıcılarının müzikleriyle oynar ve yarenlik ederlermiş. Bu eğlence tarzı yörede uzun süre devam etmiş. Köyün adı çevre yerleşim birimlerinde `Köçekli` olarak anılmaya başlamış. Köçekten oluşan `Köçekli` adı sonraları halkın pek hoşuna gitmemiş. Bu ismi garipsemeye başlamışlar. Hatta bu yüzden düğünlere köçek getirmekten bile vazgeçmişler. Bölge hakkında küçümser konuşmalar sebebiyle köyün adı, `Göcek` olarak değiştirilmiş. Diğer bir varsayım ise `göç` kavramıdır. Bölge halkı, yayla ve kışlaklara her yıl bahar aylarında toplu, uyumlu ve törenli göç ederler, sonbaharda da geri dönerlermiş. Göç zamanı yaklaştıkça halk arasında; göç zamanı ve göçer sayısı gibi durumlar konuşulur ve tarih belirlenir. Tüm hazırlıklar tamamlanır. Bir gün önceden haberleşilir. Sabahın alaca karanlığında yükler hayvanların sırtına yüklenir. Hayvanlar sürülür. Göçe katılanlar birbirlerine; “Göç zamanıdır, haydi GÖÇEK” diye seslenerek yola koyulurlar. İşte bu `Göçek` sözcüğünün sonradan köyün adı olduğu söylenir. Bu varsayım halk arasında en güçlü olanıdır. Bir karış boya gelmiş ekine GÖCEK denilir. Bu Göcek adı için bir çıkış noktası olacağı gibi denizin karaya çok fazla girip saklandığı yere de Göcek denilmektedir. Halikarnas balıkçısının kitabında da bol bol Fethiye Göcek’i olarak bahsedilir. Önemli olan bu güzide yerin `Göcek` adıyla, Türkiye ve dünya üzerinde hak ettiği yeri almasıdır. Bunu da başarmıştır.